25 Kasım 2014 Salı

Bu bilgiler işinize çok yarayacak

Arama motorlarında kalıcı bir başarıya sahip olmak için mesai harcanması gereken önemli konulardan birisi şüphe yok ki site-içi SEO düzenlemeleri. Bu işlemleri de otomatikleştirerek, çıkan sonuçlarla olumlu bir rota çizmek mümkün. Bunu mümkün kılan ise, birbirini tamamlayan ve site-içi SEO analizi konusunda özelleştirilmiş araçlardır.

Özellikle büyük e-ticaret sitelerinin optimizasyon projelerini yönetmek, SEOZEO’da en sık karşılaştığımız görevlerden birisi.Site-içi SEO operasyonlarından sorumlu bir ekibi yönetiyor olmak ve bu tarz siteler üzerinde iyileştirmeler yapmak ciddi bir emek gerektiriyor. Elbette bu süreçte, her zaman olduğu gibi insan faktörünü azaltabilmek için yaratılmış harika alternatiflerden faydalanmak mümkün. Sayfa sayısı 100+ olan her sitede, genel projeksiyonu daha rahat görebilmek için crawl analiz araçlarına ihtiyacınız olacaktır. Bu araçlar sayesinde sayfalarınızın SEO uyumluluğunu yorulmadan ve daha kısa sürede ölçümleyebileceksiniz. Bu yazımda SEOZEO’da müşterilerimizin operasyonlarında da sıkça kullandığımız bazı araçları tanıtacağım. Bahsedeceğim araçların bir kısmı ücretli, bir kısmı ücretsiz olsa da, genel olarak birbirini tamamlayan programlar olduğu kanaatindeyim. Değerlendirme sürecinde eş zamanlı bir şekilde kullanılmaları, birbirlerinin eksik yönlerini tamamlamalarına ve sizlerin çok daha etkili sonuçlara ulaşmanıza katkıda bulunacaktır.  Bu sayede, bu araçları kullanarak site-içi SEO düzenlemelerinize daha fazla hakim olabilir ve etkili optimizasyon stratejileri oluşturabilirsiniz.

Moz Pro

Yurtdışı partnerlerimizden olan Moz‘un bu aracı ile, küçük ya da büyük ölçekli olması farketmeksizin bütün projelerin site-içi SEO kondüsyonlarını, anlaşılır bir dille ifade edilen araştırma raporları sayesinde inceleyebilmekteyiz. “Anlaşılır” olarak ifade etmemin sebebi, konu hakkında üst düzey bilgi birikimi olmayan herhangi birinin bile, var olan durumu rahatlıkla gözlemleyebilecek olması. Ayrıca Moz Pro‘nun bir diğer avantajı ise, site-içi SEO analizinin yanı sıra; rakip analizi, sıralama takipleri ve link analizleri gibi bir çok farklı servisi de kullanıcılarına sunması. Tabi ki bu yazımda genel olarak site-içi SEO çerçevesinde kalacağım.
Genel olarak süreçten bahsederek konuyu genişletmek istiyorum. Öncelikle analiz etmek istediğimiz internet sitesine dair bilgileri girerek kampanyayı oluşturuyoruz. Kampanyayı oluşturduktan sonra, sitenin crawl edilmesi için gereken belirli bir süre mevcut. Özellikle büyük çaplı e-ticaret sitelerinin çok fazla alt sayfası bulunduğundan, bu crawl edilme işlemi bir kaç gün sürebiliyor. Tüm analizler tamamlandıktan sonra ise, bunları değerlendirme aşamasına geliyoruz ki, burası da açıkçası işin en kritik kısımlarından birisi. Ayrıca, bu değerlendirmeyi en doğru biçimde yapmak, bir diğer deyişle sitemizi Google gözünden değerlendirebilmek oldukça önemli bir nokta. Bunun nedeni ise, bu işlemin ardından yapmamız gereken değişikliklere de bu süreçte karar verecek olmamız.
site-ici-SEO-analizi-1
Crawl Diagnostics” sekmesine geldiğinizde, analiz edilen bütün sayfaları ve kondüsyonlarına ulaşabiliyorsunuz. Gördüğünüz örnek, orta çaplı bir e-ticaret sitesinin analizlerinin sonuçlarıdır. Sayfalardaki hatalardan ve dikkat edilmesi gereken noktalardan bahseden bu sayfada, detaylı olarak tüm sorunları görebilirsiniz. Sağ kısımda ise hangi konularda sıkıntılar yaşandığı ve ortalama kaç adet sayfanın bu soruna sahip olduğunu görmek mümkün. Yukarıda gördüğünüz “Show” butonu dahilindeki menülerini inceleyerek, sorunları tek tek analiz edebildiğiniz gibi, bunları “hata“, “ihtar” ve “bildiri” başlıkları altında da rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz.
Moz’un kesinlikle düzeltilmesi gereken “hata”lar olarak kullanıcıya geri bildirim verdiği analiz sonuçlarından bahsedecek olursak;
site-ici-SEO-analizi-2
400 kodlu hatalar, 500 kodlu hatalar, eksik ya da kullanılmayan başlıklar, çift sayfa içerikleri, çift sayfa başlıkları ve robots.txt tarafında girişi engellenmiş sayfalar; Moz tarafından kesinlikle düzeltilmesi gereken önemli hatalar arasında yer alıyor. Örnekte sayısı her ne kadar fazla görünse de, uygun stratejilerin oluşturulmasıyla bu sorunların kısa sürede yavaşça azaldığını gözlemleyebileceksiniz. Bu hataların tam olarak tanımları konusunda kafa karışıklığı yaşayacak olursanız, her hata durumu için özel olarak düzenlenmiş sayfalardan detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.
Moz’da crawl analizleri, kampanyayı sonlandırmadığınız sürece belirli aralıklarla devam ederek, sitenin durumunu ve gidişatını tarafınıza bildirmektedir. Dilediğiniz takdirde, bu gidişatı raporlayarak PDF ya da Excel uyumlu bir şekilde alabilir, analizlerinizi ve düzenlemelerinizi bunlara bağlı olarak da devam ettirebilirsiniz. Bireysel bir kullanıcı ya da in-house bir ekip için, aylık 99 dolarlık Pro paketi uygun olmakla birlikte, büyük ölçekli ajans ve şirketlerin 199 dolarlık Pro Plus ve 499 dolarlık Pro Elite paketlerini kullanmaları faydalı olacaktır.

Screaming Frog SEO Spider

İnternet sitenizin organik aramalardaki performansını tam olarak anlayabilmek ve yapacağınız değişiklikler sayesinde Googlebot’ların sitenizi rahatça gezebilmesini sağlamak için Screaming Frog gerçekten vazgeçilmez bir program diyebiliriz. Screaming Frog, tam anlamıyla SEO süreçlerine uygun ve kullanıcı dostu bir masaüstü program. Özellikle büyük projeler için, Moz Pro aracındakine benzer 10.000 ya da 20.000 sayfa analizi sınırlaması olmadığından, önemli bir role sahip diyebiliriz. Bu sayede, manuel olarak belki de saatler alacak bir kontrol sürecini, dakikalara indirgeyerek bir çok farklı analiz sonucuna ulaşabilirsiniz. Hatta bu verilerden bazılarını Google’ın, kendi hizmeti olan Webmaster Tools’da bile paylaşmadığını düşünürsek, SEO Spider’ın ciddi bir veri madenciliği yaptığını ifade edebiliriz.
site-ici-SEO-analizi-3
Biraz kullanımından bahsetmek istiyorum. Programı indirip kurduktan hemen sonra sürece başlamak oldukça basit. Sadece araştırma yapmak istediğiniz internet sitesinin URL‘sini adres çubuğuna girerek ve akabinde “start” tuşuna basarak süreci başlatıyorsunuz. Bununla birlikte tamamlanan sürecin ardından, farklı çeşitlerde oluşan sonuçlar ve veri göstergeleri listeleniyor. Yukarıdaki resimde de gördüğünüz üzere, bir çok ana başlık altında listelenen sonuçlar, kategorilerine göre ayrılmış durumdalar. Bu verileri sayfa yapılarına göre filtreleyip, istediğimiz sonuçları görmek ve irdelemek için kullanabiliyoruz. Kategorilerin içerikleri hakkında örnek verecek olursak; “Internal” olarak isimlendirilen kategorinin altında, site-içi linkleri ve hangi sayfalar arasında bağlantılar bulunduğunu kolayca görebiliyoruz. Bunun yanında, “status code” kolonu altında da rahatlıkla görebileceğiniz üzere, bağlantılanan sayfanın durumunu, sorunlu olup olmadığını ya da istediğimiz şekilde yönlenip yönlenmediğini kontrol edebiliyoruz. “External” sekmesinde de durum çok farklı değil. Genel olarak, site dışına verilen linklerden ve onların kondüsyonlarından bahsediyor. Ayrıca, verilen adresin tam linki, içeriği (resimyazı,video vb.) ve yönlendirme şekilleri (status code) belirtiliyor.
Screaming Frog programının kullanıcılarına sunduğu diğer önemli analiz bilgileri ise “Page Titles” ve “Meta Descriptions” diyebiliriz. Bu analiz sonuçlarını inceleyerek, çift sayfa başlığı ve kayıp/eksik meta açıklaması sorunlarını rahatlıkla tespit edebiliriz. Bunların yanında; h1h2 vb. başlık kullanımlarından görsel dosyaların analizlerine kadar, bir çok veriye rahatlıkla ulaşabilirsiniz.
Screaming Frog, genel olarak oldukça başarılı bir program olsa da, bazı temel eksikliklerinin mevcut olduğunu söyleyebilirim. Bunlardan en önemlisi çift sayfa sorunu hakkında detaylı bir bilgilendirme bulundurmaması. Şahsi kanaatime göre, bu programı mükemmellikten tek uzaklaştıran nokta, ismi geçen konuda bir analiz verisi sunmaması. Yazımın başında da bahsettiğim gibi, araçları eş zamanlı kullanmak bu nedenle büyük önem teşkil ediyor çünkü, bu program aracılığıyla ulaşamadığınız çift sayfa sorununa dair analizlere ve raporlara, Moz Proaracılığı ile kolaylıkla sahip olabiliyorsunuz.

 BrowSEO

Her ne kadar Screaming Frog ve Moz Pro sayesinde internet sayfalarımızın server hatalarından, çift sayfa başlığı sorunlarına kadar her çeşit analizlerine ulaşabilsek de, tam anlamıyla siteyi irdelemek ve Googlebot’ların internet sitemizi “kullanıcı gözüyle” nasıl gördüğünü daha iyi anlamak için BrowSEO gerçekten vazgeçilmez bir araç. BrowSEO, oldukça basit kullanımı ve analiz sonuçları ile diğer programlardan daha farklı bir yerde konumlanıyor. Verdiği bilgiler, diğer araçlara oranla çok daha kısıtlı olsa da, internet sayfanızda tam olarak nasıl bir yapı olduğunu gözler önüne seriyor. Hemen kullanımından bahsederek konuyu aydınlatmak istiyorum.
site-ici-SEO-analizi-4
Adres çubuğuna direkt olarak sitenizin adresini yazıp girdiğinizde, anasayfanızın temel html görünümü ve sağ tarafta da bazı analiz raporlarına ulaşıyorsunuz. Özellikle geniş kapsamlı internet sitelerinde, görsel algıyı da oldukça arttıran BrowSEO; site-içi, site-dışı ve nofollow linkleri farklı renklerle (site-içi linkler için sarı, site dışı linkler için kırmızı) belirterek, nasıl bir link sistemi olduğuna dair görsel ve sayısal bilgiler sunuyor. “Head” başlığının altında ise, internet sitesinin başlık, meta açıklamaları, altyapı sistemi vb. temel bilgilerine yer veriyor.
Bu servis sayesinde, internet sitenizi tam anlamıyla Google’ın gözünden gördüğünüz için, bazı büyük sıkıntıları engelleme konusunda da çalışmalarda bulunabilirsiniz. Örneğin, internet sitenizde bulunmasına oldukça önem verdiğiniz, fakat flashAJAX vb. yapılarla oluşturduğunuz içeriklerin, botlar tarafından algılanmadığını görebilir ve buna bağlı önlemler alabilirsiniz.
site-ici-SEO-analizi-5
BrowSEO’nun diğer göze çarpan özellikleri ise, sayfa içerisinde bulunan bütün başlıklandırmalar hakkında bilgiler vermesi, olası bir aramada arama motorlarında nasıl görüneceği ve “Cloaking-Attempt” olarak adlandırılan, yukarıdaki örnekte de gördüğünüz, sayfaların Google’ın botları ile organik ziyaretçilere aynı şekilde görünüp görünmediğini test eden uygulamaların mevcut olması. Genel olarak görsel bir bilgilendirme yapan bu sistem ise tamamen ücretsiz olarak web tabanlı bir şekilde servis ediliyor. Tüm bu analizlerin çıktılarını ise “Download entire session” kısmından elde edebilmeniz mümkün.

Google Webmaster Tools

Google’ın site-içi değerlendirme algoritmalarını anlamanın en temel yolunun, yine Google’dan bilgi almak olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu nedenle Webmaster Tools‘u aktif ve efektif bir şekilde kullanmak, uzun vadeli ve kalıcı bir site-içi SEO başarısı için olmazsa olmazlar arasında. Bu aracın en güzel yanı, kesinlikle“çaylak dostu” olması. Google, konu hakkında bilgi birikimi ya da tecrübesi olmayan sıradan bir kullanıcıya uygun bir şekilde yaptığı düzenlemeler sayesinde, işleri oldukça basitleştiriyor. Webmaster Tools’u diğer servislerden ayıran bir diğer özelliği ise ücretsiz olması. Bunun yanında, mobil kullanıcılar için de imkanlarını sonuna kadar sunan Google, servisini mümkün olduğunca kullanılabilir hale getiriyor.
Webmaster Tools’un şüphesiz en büyük avantajlarından birisi, internet sitenizi Google’ın gözünden görebilmek. Her ne kadar BrowSEO’da da aynı durum olsa da, Webmaster Tools kadar detaylı bir bilgilendirme yapmıyor. Ayrıca bu araç sayesinde, direkt olarak hangi anahtar kelimelerin Googlebot analizlerine takıldığını görmek de mümkün. Eğer hedeflediğiniz anahtar kelimeler, Google tarafından algılanmadıysa, buna yönelik içerik stratejileri geliştirerek, konu hakkındaki durumunuzu düzenleme imkanına da ulaşmış oluyorsunuz.
site-ici-SEO-analizi-6
Webmaster Tools’un en avantajlı noktalarından birisi ise, Tarama (crawl) hatalarını gözle görülür bir şekilde,tarihsel değişimiyle beraber gözler önüne sermesi. Yukarıdaki örnekte de gördüğünüz üzere, Google direkt olarak botlarına bağlı gelen sonuçları, internet sitesi sahibine bu yolla bildiriyor ve düzeltilmesi durumunda da bilgilendirilebilmesi için “Düzeltildi olarak işaretle” seçeneğini, kullanıcılarına sunuyor.
Bunun yanında, “Google gibi getir” aracını kullanarak, sitenizin ana ve alt sayfalarına ait indekslemeleri Google’ın gözüyle görebiliyorsunuz. Ağaç yapısı şeklinde düzenlenmiş bu çıktılara bağlı olarak, olumsuz SEO performansına neden olabilecek kısımları görebilir ve bunları engellemek adına önlemler alabilirsiniz.
“Google Dizini” sekmesinin altında ise, bugüne dek taranan ve dizine eklenen sayfa sayısına, robotlar tarafından engellenen içeriklere  bu sürecin gelişimine dair detaylı grafiklere de ulaşabilirsiniz.

Sonuç olarak;

Yukarıda bahsettiğim 4 aracın da, birbirinden farklı ve gerçekten etkili servisleri mevcut. Kapsamlı ve kaliteli bir site-içi SEO analizi yapmak ve en doğru sonuçlara ulaşmak için, tüm bu araçların eş zamanlı kullanılmasını tavsiye ediyorum. Her ne kadar zaman alıcı ve uğraştırıcı görünse de, bir kaç pratiğin ardından, işlerinizi kaliteli bir biçimde yoluna koyacağına inandığım bu araçlar hakkında daha detaylı bilgiye sahip olabilmeniz için ücretlilerin deneme sürümlerini, ücretsizlerin ise direkt olarak servislerini kullanmanızı öneririm.

İnstagram fotoğraflarından interaktif albüm : #Hashtagmyass

Instagram Fotoğraflarından İnteraktif Albüm: #HashtagMyAss

Fransız sanatçı Etienne de Crécy, yeni albümünü tanıtmak için Instagram fotoğraflarından interaktif albüm oluşturabileceğiniz #HashtagMyAss kampanyasını başlattı.

Fransız elektronik müzik sanatçısı Etienne de Crécy, yeni albümünün tanıtımı için sıra dışı bir Instagram kampanyası başlattı. Sanatçı, Super Discount 3 albümünde yer alan “Hashtag My Ass” şarkısı ile yayınladığı kampanyada hem eğlendiriyor hem de paylaşım rekorları kırıyor.

#HastagMyAss kampanyasına katılmak için, şarkının web sitesi üzerinden Instagram hesabınızla giriş yapıyorsunuz. Ardında karşınıza Instagram fotoğraflarınız ve kullandığınız hashtaglerden oluşturulan bir video çıkıyor. Size özel hazırlanan bu videoyu Youtube, Facebook ve Twitter üzerinden arkadaşlarınızla da paylaşabiliyorsunuz

 
#HashtagMyAss kampanyasına şuradan katılabilir ve bu eğlenceli şarkıyı iTunes üzerinden satın alabilirsiniz.


phubbing' e çare olur mu dersiniz ??

Telefonu arkadaşlarınızdan uzak tuttuğunuzda ödüllendiren uygulama

Bu uygulama, arkadaşlarınızla dışarıdayken telefonunuzu uzak tuttuğunuzda sizi ödüllendiriyor 

Telefonunu uzak tuttuğunda ödüllendiren uygulamar

Singapur’da Republic Polytechnic okulundan üç öğrenci ‘Apple Tree’ adında bir uygulama geliştirdi. İnsanların bir aradayken birbirleriyle iletişim kurmalarını teşvik etmeyi amaçlayan uygulama, arkadaşlarınızla dışarıdayken telefonunuzu uzak tuttuğunuzda sizi ödüllendiriyor. 

‘Apple Tree’, iki veya daha fazla kullanıcının telefonlarını bir arada tutmasıyla çalışıyor. Uygulama, telefonları kilitliyor ve sanal elma ağaçları ekranda büyümeye başlıyor. Kullanıcılar telefonlarından ne kadar uzak kalırsa; ağaçlarda yetişen elma sayısı artıyor. 

Uygulamayı geliştiren ekip üyelerinden biri olan Libern Lin, uygulama fikrinin arkadaşları arasında geçen konuşmalar sırasında ortaya çıktığını belirtti. Dışarı çıktıklarında herkesin kendi telefonlarını kaldırma önerisiyle uygulama doğmuş oldu.

24 Kasım 2014 Pazartesi

Arama motoru optimizasyonu için 7 ipucu

İyi dizayn edilmiş bir SEO altyapısı, web sayfanıza daha fazla ziyaretçi çekmek anlamına geliyor. Öncelikle bu iş için profesyonel destek almanızda fayda var. Zira Google, arama politikasına uygun olmayan çalışmalara kesinlikle tölerans göstermiyor.

Bu politikalara uygun olmayan hiçbir çalışmayı yapmanızı tavsiye etmiyoruz. Konu ile ilgili ikinci el lüks saat sitesi BobsWatches.com‘un CEO’su Paul Altieri’nin hazırladığı 7 SEO ipucunu sizlerle paylaşıyoruz.

1. SEO hakkında bilgi sahibi olun

Bir SEO uzmanını işe almak akla gelen ilk şey olabilir ancak bilginizin eksik olduğu bir konuda yapılanları denetlemeniz de zor olur. Bu yüzden SEO ile ilgili bilgi sahibi olmanız önemli. MozSearch Engine Land, ve Local SEO Guide gibi sayfaları takip edip SEO hakkında bilgi sahibi olun.

2. SEO uzmanlarından destek alın

SEO hakkında kendinizi eğittikten sonra, stratejinize destek olmak için uzmanlardan danışmanlık alın. SEO hakkında ne kadar okursanız okuyun profesyonel anlamda bu işi yapan uzmanlar kadar uzmanlaşmanız için yıllar gerekebilir. Altieri, kesinlikle web siteniz üzerinde çalışabilecek, gerekli düzenlemeleri yapabilecek biriyle anlaşmanız gerektiğinin önemini vurguluyor.

3. Doğru araçlar kullanın

Altieri’ye göre Google Analytics ve Google Webmaster Araçları, ücretsiz ve kesinlikle kullanılması gereken araçlar. Ayrıca SimilarWebahrefs ve Majestic gibi araçlardan da faydalanabileceğinizi söylüyor.

4. Markanızı kaliteli içerikle besleyin

Önceden etkili bir SEO çalışması için pek çok backlink kullanmanız gerekiyordu. Ancak bugün Google, web sitenizi kaliteli içeriğe göre değerlendiriyor. Kısacası Google, web sitenizin gerçekten belirli bir sıralamayı hak edip hak etmediğini ölçümlüyor. Yatırımınızı içeriğe yapmanız gerektiğini belirten Altieri, blogger’larla sıcak temasta bulunulmasını, onların yazdıklarına yorumlar yapmanızı, yazılarını takip etmeniz gerektiğini, ürün ve hizmetlerinizden blogger’lara bahsetmenizi öneriyor.

5. Uslu çocuklardan olun

İnternette çok basit bir kural var. İnsanların sizinle bir ‘online ticaret’ yapmasını istiyorsanız onlara güven vermelisiniz. ‘Asla ismi kötü şeylerle anılan şirketlerden olmayın, uslu çocuklar olun.’ tavsiyesinde bulunan Alteiri, Zappos’un 365 gün iade örneğini veriyor: ‘Bu iade seçeneği kulağa çılgınca geliyor olabilir ancak günün sonunda bu tip uygulamalar artık çağın bir gereği haline geldi.

6. Responsive bir sayfanız olsun

Mobilin ve tabletin durdurulamaz yükselişi aşikar. Bu durumda responsive bir web sayfası tasarımı trafiğinizi önemli ölçüde etkileyecektir. Responsive tasarımı olmayan bir rakibinizdense, responsive olan sizin sayfanız Google için daha değerlidir.

7. CDN kullanın

Bob’s Watches, ürün gamı gereği yüksek çözünürlüklü ve yüksek kalitede fotoğraflar bulunduran bir web sayfası. Bu da Google tarafından cezalandırılmasına sebep olmuş: Çünkü sayfa çok yavaş yükleniyor. Bunun için bir CDN çözümü kullanmanın önemini vurgulayan Alteiri şunu da ekliyor: ‘Bob’s Watches’a dünyanın dört bir yanından trafik geliyor. Kullandığımız CDN ile birlikte Fransa’dan giriş yapan kullanıcı görselleri Paris’teki bir sunucudan görüyor ve bu da sayfanın çok daha hızlı yüklenmesi anlamına geliyor.

21 Kasım 2014 Cuma

Twitter açıldığından bu yana açılan tüm tweetlere ulaşmak artık mümkün

tweet indexTwitter, yayına başladığı 2006 yılından bugüne kadar atılan bütün tweet’leri sonunda endeksledi. Açık profillerden atılan yüz milyarlarca tweet’i endeksine dahil ettiğini duyuran Twitter, bu tweet’leri de artık arama sonuçlarına getiriyor.

Geçmiş tweet endeksini nasıl oluşturduğuna dair detayları açıkladığı blog paylaşımında Twitter, arama hizmetinde bugün yarım trilyon adet dökümanın endekslendiğini ve bunun gerçek zamanlı endeksinden 100 kat daha büyük bir sayı olduğunu belirtiyor. Twitter arama motorunun bu dev endeksten arama sonuçlarına cevap verme hızı ise ortalama 100 milisaniyeden daha az.

 

twitter arama motoruTwitter’ın web, Android ve iOS uygulamalarındaki arama menüsünden erişilebilen sonuçlar için arama yaptığınızda En Yeni/Hepsi (Top/All) seçeneklerinden hepsini görüntülemeyi seçmeniz yeterli. Burada tarihe göre geriye giderek ya da aradığınız tweet’leri ileri arama (advanced search) seçeneğinden filtreleyerek, bulmanız mümkün. Endeks, örneğin #mobilepayments gibi hashtag aramaları için de size tüm sonuçları verme iddiasında.

Twitter zaman içinde bu endeksten daha fazla tweet’in Top sekmesine taşınacağını söylüyor. Örnek için Twitter’da ilk kez kutlanan yıl başına ait, 30 Aralık 2006 ve 2 Ocak 2007 tarihleri arasında atılan yeni yıl (New Years) tweet’lerini burada görebilir, geri tarihler için aramanızı da buradanyapabilirsiniz.

Bir prezi sever olarak bu haberi paylaşmak istedim

prezi online sunum hazirlamakSunum hazırlama ve taşıma kavramını masaüstünden internete taşıyan Prezi.com, 57 milyon dolarlık büyük bir yatırımla dikkatleri yeniden üzerine çekti.

Helsinki’de düzenlenen Slush adlı konferansta açıklama yapan Prezi, 20 yıllık yatırım şirketi Sprectrum Equity‘nin öncülük ettiği yatırıma Sunstone Capital ve Accel Partners’ın da katıldığını açıkladı. Bu önemli yatırımın hali hazırda 50 milyonkullanıcıya ulaşan Prezi’nin küresel açılımını hızlandırması bekleniyor.

Budapeşte’de kurulan ve Avrupa’nın en önemli girişimlerinden biri olarak kabul edilen Prezi, bildiğiniz gibi sunum yapma işini basit ve etkili bir hale getirerek beğeni toplamıştı. Bugüne kadar 160 milyon ‘Prezi’ sunumun hazırlandığını söyleyen Prezi CEO’su ve kurucu ortağı Peter Arvai, Prezi sunumlarının daha etkileşimli olacağı yönünde bir mesaj da vermiş.

Prezi vs. Microsoft Sway

Bulut tabanlı bir yazılım şirketi olarak görülen Prezi’nin önünü açtığı internet tabanlı sunum alanında Microsoft’un da son dönemde atakta olduğunu hatırlatmak lazım. En başarılı ofis ürünlerinden Powerpoint’in Prezi gibi araçlara tercih edildiğini gören Microsoft, çevrimiçi sunum aracı Sway ile Prezi’yi hedef aldığını göstermişti.

Microsoft, Sway adımıyla Prezi’yi satın alma ihtimalini göz ardı etmiş oldu ve bu yatırım durumun giderek rekabete döneceğini gösteriyor.  Kazananın kim olacağını elbette kullanıcıların tercihi belirleyecek…

Google dan internette reklamsız gelir ekde etmek için contibutor

google contributor 2Görünen o ki Google da, büyük ölçüde reklamlar sayesinde “ücretsiz” olarak sunulan internetin, alternatif gelir modelleriyle fonlanıp fonlamayacağını araştırıyor. Bunun için kitle kaynaklı fonlamaya yönelen Google, yayıncıların reklamsız gelir yaratmasını sağlayacak programı Contributor’ı açtığını duyurdu.

Contributor by Google adlı programına üye olan yayıncıların, burada yayınladıkları içerikler reklamsız olarak ziyaretçilere sunuluyor. Bunun karşılığında ziyaretçilerin aylık olarak 1 ila 3 dolar arasında bir ücretle yayıncılara katkıda bulunması isteniyor. Reklam yerine kullanıcılara “teşekkür” mesajı gösteren Contributor, yayıncıların da reklam dışında bir kanaldan gelir yaratmasını amaçlıyor.

google contributor

İlk etapta Amerika’da beta yayınına başlayan Contributor için Google, aralarında Mashable, Imgur, wikiHOW, The Onion ve ScienceDaily’nin olduğu on yayıncıyla anlaşmış. Kullanıcıların henüz yalnızca davetiyeyle erişebildiği program, Google hesaplarından yönetiliyor. Kullanıcıların yaptıkları ödeme bütün bir program tarafından paylaşılmıyor, yalnızca belirli bir web sitesini ziyaret ettikleri zaman aktive ediliyor.

Yayıncılar ise Contributor’ı var olan Google reklam hesaplarından yönetiyor ve elbette gelirlerinin bir kısmını Google ile paylaşıyorlar.

Contributor, Google’ın reklama alternatif gelir kanallarını test ettiği ilk program değil. Daha önce, ziyaretçilerin websitesi içeriğini görmek için bir anket yapmasını ön gören Google Consumer Surveys ve YouTube’da izleyicilerin istediği kanala bağış yapmasını sağlayan Fan Funding programları da benzer bir motivasyonla geliştirilmişti yine Google tarafından.

Google’ın web için alternatif fonlama yöntemlerini test ediyor olması elbette şirketin bir süredir reklam dışında gelir kanallarını deniyor olmasıyla ilgili. Her ne kadar Contributor’ın yayıncılar ve kullanıcılar tarafından ne kadar tutulacağı tartışmalı olsa da, içerik sağlayıcılara alternatif bir model sunuluyor olmasını olumlu bir adım olarak değerlendirebiliriz.

Ekrana dokunuşunuzdan kimliğinizi tanıyan biocatch Türkiye'de büyümeyi odaklıyor

biocatch mainGeçtiğimiz Haziran ayında aldığı 10 milyon dolarlık birinci tur yatırımıyla küresel açılımına hız veren BioCatch, bankalar, e-ticaret şirketleri ve online işlemlerde güvenliğin öncelikli olduğu kurumlar için dolandırıcılık önleme çözümleri geliştiriyor. Azınlık Raporu filminden “aşina olduğumuz” suç öncesi ekipler gibi çalışan BioCatch, Türkiye’yi öncelikli pazarlardan biri olarak konumlandırdı. Girişim, önümüzdeki yıldan itibaren Türkiye’de ciddi bir büyüme ön görüyor.

BioCatch, patentli teknolojisi Cognitive Biometrics™ (Algısal Biyometri) ile kullanıcıların online ve mobil uygulamalarla nasıl etkileşime geçtiğini, 400’ün üzerinde biyo-davranışsal, bilişsel ve psikolojik parametre kullanarak analiz ediyor. Böylelikle, örneğin bankacılık sitelerini /uygulamalarını kullanan her bir ziyaretçi için ayrı bir profil oluşturuyor. BioCatch’in Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Karine Regev, bir kullanıcının mobil cihazını nasıl tuttuğunu, cihaza nasıl dokunduğunu, klavyesine yazarken ne kadar baskı uyguladığını ya da kullanıcının fare hareketindeki bir yavaşlamaya nasıl tepki verdiğini test edebildiklerini söylüyor.

biocatch profil

BioCatch’in teknolojisi bütün online hesapları koruyabiliyor ancak şirketin odağında daha karmaşık saldırılar var. Ve bu saldırıların çoğunluğunu bankalara karşı yapılanlar oluşturuyor. Bankalar için BioCatch çözümlerini cazip hale getirense, teknolojisinin kullanıcının ne bildiğinden çok, kim olduğuna odaklanması. Şirket bankalardan edindiği deneyimle teknolojisini bulut servisleri, sosyal medya ve güvenli kurumsal uygulamalara uyarlamak istiyor.

Bilgisayarınız ve telefonunuzdaki tüm teknik imkanları kullanarak sizi bu kadar yakından takip eden teknolojisiyle ilgili ilk akla gelen soru, kişisel gizlilik. Bununla ilgili BioCatch’in sizi yalnızca ilgili uygulamayı kullanırken takip ettiği belirtiliyor. BioCatch izlediği kullanıcıların kimliklerini aslında bilmiyor, profilleri kullanıcıların oluşturduğu hesaplarla eşliyor.

2011 yılında Tel Aviv’de kurulan BioCatch’in kendi verilerine göre, şirketin teknolojisi bugün Amerika’nın en büyük 50 bankası dahil olmak üzere, Birleşik Krallık, Brezilya ve İtalya’da milyonlarca son kullanıcıyı sürekli değişen saldırılardan koruyor.

2014 yılı başında Türkiye’de faaliyetlerine başlayan BioCatch, son dönemde bankalar ve online satış odaklı girişimlerle çalışmalarını hızlandırmış. Bankalar tarafında özellikle online dolandırıcılık suçlarının pazarda önemli bir sorun olduğunu söyleyen Regev, 2015 yılında ciddi bir büyüme hedeflediklerini belirtiyor.

BioCatch’in önümüzdeki yıl için diğer planları arasında Amerika ve Avrupa’daki müşteri tabanını genişletmek de var. “Kullanıcıyı etkilemeyen ancak bankaların gerçek kullanıcılarla dolandırıcıları ayırt etmesini sağlayan şeffaf kimlik doğrulama teknolojileri için artan bir talep var” diyor Regev.

Bir yenilikte twitter dan

Yeni özelliğiyle tweetlerin mesaj olarak kişilere gönderilebilmesi olanak tanıyan Twitter bu yolla iki yeniliği de getirmiş oluyor. Kişilerle tweeti daha kolay paylaşmanıza olanak tanımasının haricinde,  tweetleri kendinize mesaj atarak saklamanızı da sağlıyor.

Tweeti mesaj olarak göndermek için, içeriğin sol altında yer alan üç noktadan Direkt Mesaj ile paylaş seçeneğine ulaşabileceğinizi belirtelim. Twitter’ın konuyla ilgili hazırladığı Gif’i aşağıda bulabilirsiniz.

twitter-direkt-mesaj

20 Kasım 2014 Perşembe

GDG Devfest 30 kasım'da Ege Üniversitesi MÖTBE' de

Son senelerde fazlasıyla ilgi çeken DevFest etkinlikleri, 30 Kasım Pazar günü İzmir’de ilk kez düzenleniyor.

Ege Üniversitesi bünyesindeki Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan etkinlikte gün boyunca Google teknolojileri odağında yazılım ve internet dünyası konuşulacak. Katılımın ücretsiz olduğu etkinliğe Eventbrite üzerinden kaydınızı yapabilirsiniz.

Webrazzi olarak medya sponsoru olduğumuz GDG DevFest İzmir’14etkinliğinde AngularJS kütüphanesi, Java programlama dili, Scrum metodolojisi, Android uygulama geliştirme, ölçeklendirilebilir altyapılar oluşturma ve kullanılabilirlik gibi çok sayıda konu ele alınacak. Dilerseniz etkinliğin konuşmacılarına site üzerindeulaşabilirsiniz.

Etkinlikte yukarıdaki oturumların yanı sıra hem fuar alanındaki eğlenceli aktiviteler hem de atölye çalışmaları da katılımcıları bekliyor. GDG DevFest İzmir’14’e ücretsiz olarak kayıt olabilirsiniz.

GDG DevFest İzmir’14 hakkında tüm gelişmeleri Twitter’da @izmirGDGhesabından takip edebilmeniz mümkün. Unutmayın, son kayıt tarihi 24 Kasım Pazartesi günü.

devfest-izmir

Paypal akıllı saat pebble için yeni uygulama geliştirdi

paypalpebbleGiyilebilir teknolojilerle arası son derece iyi olan ödeme sistemleri alanında bugüne dek pek çok adım atan Paypal, daha önce Android Wear cihazlarından olan Samsung Gear 2, Gear S ve Gear Fit için uygulamalarını çıkmıştı.

Son olarak akıllı saat Pebble’a bir çıkartma yapan Paypal, bir başka akıllı saate de girerek hinterlandını genişletti.

Pebble’daki Paypal uygulamasını kullanan kullanıcılar, Paypal ile ödeme kabul eden mağazalar veya restoranlarda ödeme yapabilecek. Paypal kullanıcıları, Paypal’ın “check-in to pay” özelliğinin yanı sıra verilen kod ile de ödemeyi gerçekleştirebilecek.

paypal-pebble

Ödeme süreçlerini kolaylaştırmak hedefleri arasında olan Paypal’ın, Pebble kullanıcıları için çıkardığı uygulama akıllı telefonunuz üzerindeki Paypal uygulamasıyla da entegre çalışabilecek ve bildirim özellikleri açılabilecek.

Paypal’ın Pebble uygulaması, Paypal ile kabul eden üye işyerlerinin lokasyonlarını da akıllı saat Pebble üzerinden gösterebilecek.

14 Kasım 2014 Cuma

Facebook un yeni özelliği

10. yılı için hazırladığı kişiselleştirilmiş video ile beklentinin üzerinde ilgiyle karşılaşan Facebook yine kişiselleştirilmiş video projesiyle karşımızda.

Şubat ayında 10. yılı için hazırladığı Look Back ile kullanıcılarının hatıralarını tazeleten Facebook yeni projesi Teşekkür Et ile kullanıcıların arkadaşlarına kişiselleştirilmiş video ile hafızları tazeleyerek teşekkür etmesine olanak tanıyor. Facebook’un video odağında yatırımlarını gösteren projenin detaylarını birlikte inceleyelim.

Kullanıcıların arkadaşlarına teşekkür etmesi için Teşekkür Et sayfasını oluşturan Facebook buradan ilgili arkadaşları listeliyor. Kişiler arasında seçim yaptıktan sonra Eski Arkadaş ve Arkadaş olarak ayrım yaptıran Facebook birlikte fotoğrafları derleyerek videonun oluşturulmasını sağlıyor.

Kullanıcıları arası etkileşimi ve Facebook’ta video izlenmeyi artıracak Teşekkür Et projesi dilimizin haricinde Almanca, İtalyanca, İngilizce, Fransızca, Portekizce, İspyanyolca dillerinde kişiselleştirilebilmeye de olanak tanıyor.facebook-tesekkür-et

Arkadaşınıza kişiselleştirilmiş video ile teşekkür etmek istiyorsanız buradan başlayabilirisiniz.

9 Kasım 2014 Pazar

Mark Zuckerberg ve Gri tişörtünün sırrı

Facebook’un çok konuşulan CEO’su Mark Zuckerberg, yakın zamanda düzenlenen ve ilk kez katıldığı halka açık panelde, hakkında merak edilenleri yanıtladı. Katılımcıların merak ettiği soru arasında ilginç bir tespit de yer alıyordu: “Zuckerberg neden hep aynı tişörtü giyiyor?”

Gerçekten de Zuckerberg ne zaman medya tarafından görüntülense, hep aynı gri tişörtü giydiği dikkat çekiyor.

Zuckerberg, bu soruyu ciddi bir şekilde cevaplayarak, bunu durumu gri tişörte karşı bir düşkünlüğü olmasıyla açıkladı ve bunun daha sade bir yaşantıyı tercih etmesiyle ilgili olduğunu söyledi. Konsantrasyonunu o gün ne giyeceğine değil, Facebook’u ve hizmetlerini daha fazla nasıl geliştirebileceğine yöneltmek istediğini belirten Zuckerberg, elbette aynı tişörtü giymediğini, fakat aynı renkte birçok tişörtü olduğunu ifade etti.

O gün ne giyeceğini, nerede yemek yiyeceğini düşünmenin, boşa enerji harcamak anlamına geldiğini savunan Zuckerberg, bir tercih yaparak zamanını işine odaklanmaktan yana kullandığını söyledi.

İş hayatında zirveye gelmekle kendini şanslı hissettiğini ve bu şansın herkese uğramadığının farkında olduğunu vurgulayan Zuckerberg, bugün milyarlarca insana hitap ettiğini ve her gün uyandığında bunun sorumluluğunu hissettiğini dile getirdi. Zuckerberg sözlerini şöyle tamamladı: “Eğer enerjimi ne giyeceğim gibi işimle alakasız bir yöne sarf edersem, işime yeterince odaklanamadığını, aptalca ve havai konulara kendimi kaptırdığımı düşünürüm.”

İşine aynı mantıkla yaklaştığını düşünen Apple’ın merhum CEO’su Steve Jobs’ın da başarısının buna bağlı olduğunu sözlerine ekledi.


İşte Zuckerberg’in medya gündemine oturan gri tişörtüyle görüntülendiği o fotoğraflar…

mark-zuckerberg-1

 

mark-zuckerberg-2

 

mark-zuckerberg-4

 

mark-zuckerberg-5

 

mark-zuckerberg-6

 

mark-zuckerberg-7

 

mark-zuckerberg-8

 

mark-zuckerberg-9

 

mark-zuckerberg-10mark-zuckerberg-11

 

zuckerberg-3

7 Kasım 2014 Cuma

Penguen karikatüristleri Brand Week İstanbul sahnesindeydi


Penguen dergisi çizerleri Selçuk Erdem ve Erdil Yaşaroğlu mizahın markalar için önemine değindi

Perguen karikatüristleri Brand Week İstanbul sahnesindeydi

Brand Week İstanbul’un beşinci gününde sahnede Penguen dergisinin iki karikatüristi yer aldı. Penguen dergisinin yeni ve Türkiye’de ilk çocuk mizah dergisi Süper Penguen’i anlatan karikatüristler markalar için özel çalıştıkları case’leri izleyicilerle paylaştı. Bu case’leri gruplara ayıran Yaşaroğlu markalardan gelen isteklere göre ortaya çıkan çizimin oluşumunu izleyicilerle paylaştı. 

Sahnede Ipsos Araştırma firmasıyla yaptıkları bir çalışmaya da yer verdiler. Araştırmada yer alan rakamlar şöyle: Okurların yüzde 29′u 15-24 yaş, yüzde 53′ü 25-34 yaş, yüzde 18′i ise 35-45 yaş aralığında. Önceden daha çok üniversite öğrencilerinin dergiyi okuduğuna değinen araştırma da yaş ortalaması ise 28,5. Yüzde 56 erkek, yüzde 44 kadın okuyucu kitlesine sahip Penguen’de sadece tek bir kadın çizer yer alıyor. Bu konuda pozitif ayrımcılık yaptıklarına değinen Erdil Yaşaroğlu kadın çizerlerin sayısının artmasına destek veriyor. 

Türkiye’de konuşulamayanların mizahla dile geldiğine de değinen karikatüristler mizah yaparken iletişimi samimi, anlamlı olmasına özellikle dikkat ediyorlar.

Üç dijital beyinden Türkiye'nin dijital haritası


Brand Week Istanbul Enis Orhun, Taylan Yapıcı ve Arda Erdik’in oturumuyla devam ediyor.

Brand Week Istanbul Enis Orhun, Taylan Yapıcı ve Arda Erdik'in oturumuyla devam etti.

Brand Week Istanbul‘daki Digital & Mobile Day’de C-Section Ajans Başkanı ve Yaratıcı Yönetmeni Enis OrhunTribal Worldwide Yaratıcı Yönetmeni Arda Erdik ve BLAB Kurucu Ortağı ve Yaratıcı Yönetmeni Taylan Yapıcı “Türkiye’den Dijital Case’ler” oturumuyla yer aldı. Soru-cevap şeklinde ilerleyen oturumda, üç ajansın da ödüllü işleri gösterildi ve ardındaki içgörüler ve üretim süreçleri masaya yatırıldı.

Katılımcılardan gelen, reklamcı otokontrolü soruları yanıtsız kalırken, bu sessizlik salonda alkışlarla karşılık buldu. Yapıcı’nın “Şey vardı ya şeyci” işine ilişkin olarak, “Rakı bizim kültürümüz, ne yapılırsa yapılsın, bu kültür yaşayacak” sözleri yine alkış alırken, “Sanırım zirvede bırakmak istiyorum” sözleri kendine kahkahalarla karşılık buldu. Oturumda, gelen sorular üzerine eski dilin dijital üzerinden değişmesi, teknolojinin bir duygu yaratmada araç olarak kullanılması, deneyimleme becerisi gibi konular konuşuldu.

Brand Week Istanbul Enis Orhun, Taylan Yapıcı ve Arda Erdik'in oturumuyla devam etti.

“‘Keşke ben yapsaydım’ dediğiniz neler var?” sorusuna Erdik, British Airways’in son açıkhavaçalışmasını, Honda’nın son interaktif kampanyasını örnek verirken; Yapıcı, Dumb Ways to Die ve Volvo’nun Van Damme’lı Epic Split‘i yanıtını verdi.

Orhun ise dijitalde yapılan işlerin “reklam reklam” tavrına ilişkin olarak, “Markam biraz daha görünsün, sloganım ön plana çıksın dediğinizde enteresanlığı gidiyor projenin. Kimse internetten ‘reklam reklam’ bir şey izlemek istemiyor” dedi.

Üç dijital beyinden Türkiye'nin dijital haritası


Brand Week Istanbul Enis Orhun, Taylan Yapıcı ve Arda Erdik’in oturumuyla devam ediyor.

Brand Week Istanbul Enis Orhun, Taylan Yapıcı ve Arda Erdik'in oturumuyla devam etti.

Brand Week Istanbul‘daki Digital & Mobile Day’de C-Section Ajans Başkanı ve Yaratıcı Yönetmeni Enis OrhunTribal Worldwide Yaratıcı Yönetmeni Arda Erdik ve BLAB Kurucu Ortağı ve Yaratıcı Yönetmeni Taylan Yapıcı “Türkiye’den Dijital Case’ler” oturumuyla yer aldı. Soru-cevap şeklinde ilerleyen oturumda, üç ajansın da ödüllü işleri gösterildi ve ardındaki içgörüler ve üretim süreçleri masaya yatırıldı.

Katılımcılardan gelen, reklamcı otokontrolü soruları yanıtsız kalırken, bu sessizlik salonda alkışlarla karşılık buldu. Yapıcı’nın “Şey vardı ya şeyci” işine ilişkin olarak, “Rakı bizim kültürümüz, ne yapılırsa yapılsın, bu kültür yaşayacak” sözleri yine alkış alırken, “Sanırım zirvede bırakmak istiyorum” sözleri kendine kahkahalarla karşılık buldu. Oturumda, gelen sorular üzerine eski dilin dijital üzerinden değişmesi, teknolojinin bir duygu yaratmada araç olarak kullanılması, deneyimleme becerisi gibi konular konuşuldu.

Brand Week Istanbul Enis Orhun, Taylan Yapıcı ve Arda Erdik'in oturumuyla devam etti.

“‘Keşke ben yapsaydım’ dediğiniz neler var?” sorusuna Erdik, British Airways’in son açıkhavaçalışmasını, Honda’nın son interaktif kampanyasını örnek verirken; Yapıcı, Dumb Ways to Die ve Volvo’nun Van Damme’lı Epic Split‘i yanıtını verdi.

Orhun ise dijitalde yapılan işlerin “reklam reklam” tavrına ilişkin olarak, “Markam biraz daha görünsün, sloganım ön plana çıksın dediğinizde enteresanlığı gidiyor projenin. Kimse internetten ‘reklam reklam’ bir şey izlemek istemiyor” dedi.

Avon'dan meme kanserine harşı mobil uygulama : Pembe Hareket

Avon, yayınladığı Pembe Hareket mobil uygulaması ile kadınları harekete geçmeye ve meme kanseri ile savaşmaya davet ediyor. 

Türkiye’de her yıl yaklaşık 30 bin kadına meme kanseri teşhisi konuluyor. Kadınların günümüzdeki önemli sorunlarından biri olan bu hastalığa karşı 18 yıldır “Meme Kanseri ile Mücadele”projesini sürdüren Avon, yeni bir mobil uygulama ile bu farkındalığı arttırmayı ve kadınları harekete geçirmeyi amaçlıyor.

Avon, her yıl geniş bir katılımla gerçekleştirilen ve geleneksel hale gelen Pembe Yürüyüş etkinliğinden yola çıkarak geliştirilen “Pembe Hareket” mobil uygulaması ile kadınları harekete geçmeye davet ediyor. Uygulamayı kullanarak yapılan spor aktivitelerinde katedilen her 1 km yol için Meme Kanseri İle Mücadele fonuna 1 TL bağışta bulunuluyor. Uygulama ile 30 bin kadın için 30 bin km yol hedefleniyor.

Tüm kadınları spor yoluyla meme kanserinden korunmaya ve farkındalık yaratmaya teşvik etmek için geliştirilen Pembe Hareket uygulamasını kullanan herkes gün içerisinde koştuğu yolu ve yürüdüğü mesafeyi görebiliyor ve diğer kullanıcılarla paylaşabiliyor. Uygulama ile kullanıcıları katettikleri toplam mesafe ölçülebiliyor. Böylece Avon, 30 bin kilometreye kadar bağış yapmaya devam ediyor.

avon kukaapps mobil uygulama

Kuka Apps tarafından geliştirilen Pembe Hareket uygulamasını AppStoreve Google Play Store üzerinden indirerek, kanserle mücadeleye siz de bir adım atabilirsiniz.